Ve sen; “Küçük adam” büyüdün ve her şeyden çok sevdin beni…
Hata üzerine hata yapan küçük bir çocuktun sen tanıdığımda, her hatasından sıyrılan her hatasını gözardı edip yeni hatalara koşan küçücük bir çocuk… Şimdiyse kocaman bir adamsın karşımda; sorumluluklar alan, bana kol kanat geren, hangi şehirde olduğunu ve ne kadar meşgul olduğunu önemsemeden kalkıp bana gelen, her sorunumla baba gibi ilgilenen kocaman bir adam… 
Nasıl güven veriyor senin yanımda oluşun, nasıl güç veriyor bilemezsin… Elimi tuttuğunda yıkılmayacağımı biliyorum, bana sarıldığında ağrılarımın azalacağını, sen geldiğinde hastalıklarımı unutup birkaç saat de olsa güleceğimi, içten güleceğimi biliyorum… 
O günlerden biriydi bugün… Hastaydım… Ağrıdan kıvranmama, ağrıdan kıpırdayamama rağmen inatla yatağımdan çıkıp doktora gitmiyordum “Uğraşamam ben!” deyip kestirip atıyordum… “1 saate kadar oradayım!” diyene kadar sen yerimden kıpırdamamakta da kararlıydım… Sana defalarca “Gelme!” “Final haftan otur ders çalış” dememe rağmen “Sen inatsan ben senden daha inadım” der gibi kalkıp geldin yanıma… Sen gelene kadar gülmüyordum ben, seni beklerken bile gülmüyordum acıdan kıpırdayamamaktan… Ama seni getiren otobüsü görünce orada, seni görünce… Sanki arkamda biri varmış da beni itekliyormuş gibi kalkıp sarıldım sana, mutluluğuma… 
Sanırım babam bile bu kadar üstüme düşmüyordu hasta olduğumda… Hastanede oradan oraya benim yerime sen koştun, taşımayı bile teklif ederek… Bununla da yetinmedin, beni neyle mutlu edeceğini biliyorsun ya hep… 
Çakıl çikolata… Nasıl severim… Yine mutlu ettin… Aslında bu konuyla ilgili yazmak istediğim bir sürü şey var ama inan bu defa kelimeleri bulamıyorum… Sana ne diyeceğimi bilmiyorum artık ben… Hangi kelimem desteğini, verdiğin gücü, hissettirdiklerini, verdiğin mutluluğu anlatmaya yeter ki zaten? Hiçbiri…
Ve yine uğurlamak şehrimden seni… Gözyaşı dökmedim bu defa gidiyorsun diye, üzmek istemedim seni… Mutlu ol istedim, gül istedim belki de sırf bu yüzdendi otobüsünün kalkmasını beklerken o kadar fazla şekilden şekile girişim… Öyle ya bana mutlulukların en büyüğünü sunan adamın gözyaşlarına nasıl sebep olabilirdim… 
İyiyim sevgilim… Daha iyiyim şimdi… Sen geldin ya, sen yanımda oldun ya daha güçlüyüm… Bir defa daha “İyi ki” diye geçiriyorum içimden, “İyi ki varsın…”
Nora.

Ve sen; “Küçük adam” büyüdün ve her şeyden çok sevdin beni…

Hata üzerine hata yapan küçük bir çocuktun sen tanıdığımda, her hatasından sıyrılan her hatasını gözardı edip yeni hatalara koşan küçücük bir çocuk… Şimdiyse kocaman bir adamsın karşımda; sorumluluklar alan, bana kol kanat geren, hangi şehirde olduğunu ve ne kadar meşgul olduğunu önemsemeden kalkıp bana gelen, her sorunumla baba gibi ilgilenen kocaman bir adam…

Nasıl güven veriyor senin yanımda oluşun, nasıl güç veriyor bilemezsin… Elimi tuttuğunda yıkılmayacağımı biliyorum, bana sarıldığında ağrılarımın azalacağını, sen geldiğinde hastalıklarımı unutup birkaç saat de olsa güleceğimi, içten güleceğimi biliyorum…

O günlerden biriydi bugün… Hastaydım… Ağrıdan kıvranmama, ağrıdan kıpırdayamama rağmen inatla yatağımdan çıkıp doktora gitmiyordum “Uğraşamam ben!” deyip kestirip atıyordum… “1 saate kadar oradayım!” diyene kadar sen yerimden kıpırdamamakta da kararlıydım… Sana defalarca “Gelme!” “Final haftan otur ders çalış” dememe rağmen “Sen inatsan ben senden daha inadım” der gibi kalkıp geldin yanıma… Sen gelene kadar gülmüyordum ben, seni beklerken bile gülmüyordum acıdan kıpırdayamamaktan… Ama seni getiren otobüsü görünce orada, seni görünce… Sanki arkamda biri varmış da beni itekliyormuş gibi kalkıp sarıldım sana, mutluluğuma…

Sanırım babam bile bu kadar üstüme düşmüyordu hasta olduğumda… Hastanede oradan oraya benim yerime sen koştun, taşımayı bile teklif ederek… Bununla da yetinmedin, beni neyle mutlu edeceğini biliyorsun ya hep…

Çakıl çikolata… Nasıl severim… Yine mutlu ettin… Aslında bu konuyla ilgili yazmak istediğim bir sürü şey var ama inan bu defa kelimeleri bulamıyorum… Sana ne diyeceğimi bilmiyorum artık ben… Hangi kelimem desteğini, verdiğin gücü, hissettirdiklerini, verdiğin mutluluğu anlatmaya yeter ki zaten? Hiçbiri…

Ve yine uğurlamak şehrimden seni… Gözyaşı dökmedim bu defa gidiyorsun diye, üzmek istemedim seni… Mutlu ol istedim, gül istedim belki de sırf bu yüzdendi otobüsünün kalkmasını beklerken o kadar fazla şekilden şekile girişim… Öyle ya bana mutlulukların en büyüğünü sunan adamın gözyaşlarına nasıl sebep olabilirdim…

İyiyim sevgilim… Daha iyiyim şimdi… Sen geldin ya, sen yanımda oldun ya daha güçlüyüm… Bir defa daha “İyi ki” diye geçiriyorum içimden, “İyi ki varsın…”

Nora.

  1. sorunlu-psikolog reblogged this from noramccarthy
  2. kotpilot reblogged this from noramccarthy
  3. carsambasendromu reblogged this from noramccarthy
  4. carsambasendromu said: Kardeşime bu sefer mutlu etmek biraz pahalıya patlamış sanki :D
  5. noramccarthy posted this